|
SUDA YÜZEN
KİBRİT ÇÖPLERİ SABUNDAN NEDEN KAÇARLAR, |
|
Kibrit çöpleri, küçük bir parça sabun, kesme şeker, bir tabak ve su Deneyin yapılışı Tabağı su ile doldurunuz. Üzerine dairesel bir şekilde suya batırmadan kibrit çöplerini diziniz. Bu dairenin ortasına bir parça sabunu batırınız. Sonra da kesme şekeri aynı yere batırınız. Ne gözlediniz. Sabun batırıldığında sabun suyun yüzey gerilimine ters bir etki yapacağından kibrit çöpleri sabun parçasından kaçarlar. Şeker batırıldığında ise şeker suyu emerken çok az da olsa bir akıntı meydana gelir. Bu da kibrit çöplerini çekmeye sebep olur. |
|
SOĞUK SU SICAK SUDAN AĞIR MIDIR? |
|
2adet süt şişesi, sıcak ve soğuk su, mürekkep, yağlı kağıt (parafinli kağıt yada ince karton da olabilir) Deneyin yapılışı Şişelerden birine biraz mürekkep dökün. Sonra aynı şişeyi ağzına kadar sıcak su ile doldurun. İkinci şişeyi ağzına kadar soğuk su ile doldurun. Şişenin ağzını yağlı kağıt ile kapatın. Sonra suyu dökmemeye çalışarak şişeyi baş aşağı çevirerek sıcak su dolu şişenin üzerine oturtun. Kağıdı yavaşça iki süt şişesinin arasından çekin. Olacakları gözleyin. Mürekkepli sıcak suyun yoğunluğu daha hafif olduğundan dolayı soğuk suyun içerisinde hızla bir hortum gibi yükselir. |
|
GERİ DÖNÜŞÜMLÜ KAĞIT YAPALIM |
||||||||||
|
|
|||||||||
|
ELMALI DENEYİ |
|
Amaç: Birbirine 5cm uzaklıkta saplarından asılan iki elmaya üflendiğinde elmanın davranışını gözlemek. Gerekli malzemeler İki adet saplı orta büyüklükte elma, 2 m kadar ince ip Yapılışı Sapları olan iki elmayı birer metrelik iki ip parçasına az bir uzaklıkta asın, sonra da ikisi arasından üfleyin bakalım. Ne dersiniz? Elmalar nasıl hareket edecekler? Resimdeki çocuk biraz şaşmış gözüküyor. Haklı, çünkü onun deneyinde de elmalar birbirlerine yaklaşıyorlar! Bu işin sırrına bizden önce bilgin Bernoulli ermiş. Diyor ki: «Bu deneyde de sizin üflemeniz, havayı hızlandırarak basıncının azalmasına yol açıyor. Çevredeki yüksek basınç alanları da elmaları alçak basınç alanlarına doğru itiyor. Elmalar da kafa kafaya tokuşuyorlar! |
![]() ![]() |
|
KIRMIZI LAHANA DENEYİ |
|||||||||
|
|
||||||||
|
HAVADAKİ OKSİJEN MİKTARININ YÜZDESİNİN TESPİT EDİLMESİ |
||||||||||||||||||||||||
|
Orta boy büyüklükte bir mum, süt şişesi, içi çukur bir tabak, su ve kibrit Deneyin yapılışı İçi çukur tabağı suyla doldurunuz. Ortasına bir mumu dikerek yakınız. Süt şişesini yanmakta olan mumun üzerine baş aşağı oturtunuz. Mum bir süre yanacak ve sonra sönecektir. Mum sönmeye başlarken süt şişeniz de suyla dolacak, mum sönene dek su yükselmeye devam edecektir. Su şişenin yaklaşık
beşte biri kadar oranına kadar yükselecektir.Suyun beşte bir oranında
yükselmesi havadaki oksijen oranını da belirtir. |
||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||
|
BİR GAZ KARIŞIMI HAVA |
||||||||||||||||||||||||
|
Havada bulunan oksijenin önemini nefes alan canlılar için belirtmeye gerek bile yoktur. Oksijen aynı zamanda yanma olayı için gerekli bir gazdır. Oksijenin bulunma oranı ve mevcut miktarı son derece ayarlı ve kararlı bir değerdir. Eğer atmosferdeki oksijen %21 yerine %50 civarında olsaydı, yeryüzünde yanabilen her şey tutuşmaya hazır olacaktı. Bir kibrit alevi ile hava yanacak, bir şimşek çakması ile büyük yangınlar yangınlar meydana gelecek, ormanlar çatır çatır tutuşacaktı. Buna karşılık havadaki oksijen oranı %10 değerine düşseydi, boynuna kement geçirilmiş bir idam mahkumu gibi nefes alamayacaktık. Güneş sistemindeki gezegenlerde oksijenin hayat için gerekli olan miktarı yalnız dünyamızda mevcuttur. Diğer gezegenlerde oksijen hemen hemen yok denecek kadar azdır. Bunun yerine kalın koyu bir karbondioksit ile zehirli bir gaz olan metan bulunur. Havadaki karbondioksiti bitkiler alır, kendileri için kullanışlı hâle getirdikten sonra havaya oksijen olarak iade eder. Duman ve diğer gazların havaya devamlı karışması sonucu, karbon monoksit, hidrojen sülfür, kükürt dioksit, ve amonyak gibi gazlar havada eser miktarda bulunur. Fabrika bacalarından ve kükürtlü yakacakların yakılmasından açığa çıkan bu gazlar hava kirliliğine sebep olurlar. Kömürle çalışan enerji santrallerinin ve birçok sanayi alanının temel yakıt maddesi linyittir. Bununla atmosfere her yıl milyonlarca ton kükürt dioksit atılmaktadır. Daha sonra bunlar asit yağmuru şeklinde geriye dönmektedir. Yakılan linyitin diğer yan ürünleri de kanser yapıcı maddelerdir. Karbondioksit ve karbon monoksit uzun vadede iklim değişikliklerine bile sebep olabilmektedir. Bu olaya sera etkisi denir. Havada değişen oranlarda su buharı daima bulunur. Toz parçacıkları, bakteriler ve bitkilerden uçuşan sporlar her zaman havada mevcuttur. Ozon ise az miktarda şimşek çakmaları sırasında oluşur. Atmosferin üst kısımlarında güneş ışınları ile havadaki oksijen arasında gerçekleşen tepkime ile oksijen ozona dönüşür. Bu tepkimeler 25 – 30 kilometre yukarılarda olur. Bu bölgede bir ozon tabakası vardır. Ozon tabakası yaşam için zararlı olan mor ötesi ışınları soğurur ve bize kadar gelmelerini büyük ölçüde önler. Atmosferin daha alt taraflarında ise su buharı ile karbondioksit güneşin kızıl ötesi ışınlarını absorbe eder. Böylece güneşten gelen mor ötesi ve kızıl ötesi ışınlar tutulmuş olur. Atmosferi geçerek gelen ışınlar da canlı için uygun olan ışınlardır. |
||||||||||||||||||||||||
|
Yer yüzüne yakın yerlerde nemsiz havada bulunan gazların yüzdeleri. (Tüm atmosfer yaklaşık 8 km kalınlıkta ve sabit öz kütlede düşünülmüştür.) |
||||||||||||||||||||||||
|